Sosyal medyada bir ev hanımının, eşinin ev işlerine yardım etmesini "lütuf değil görev" olarak nitelendirdiği ve "Tabağını kaldıran erkeği kutsal varlık olarak görmüyorum" ifadelerini kullandığı paylaşım, fitili ateşledi. Kullanıcılar ikiye bölünürken, uzmanlar ve vatandaşlar sosyal medyanın aile içi dengeleri nasıl sarstığını tartışıyor. Birçok kişi, bu tür çıkışların "gerçeklikten uzak" olduğu ve boşanma oranlarını artırdığı görüşünde.
DİYARBAKIR (Özel Haber) – Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan bir video, aile içi sorumluluklar ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine hararetli bir tartışma başlattı. Bir ev hanımının; "Eşiniz eve geldiğinde çocuklarla ilgileniyorsa sadece babalık görevini yapıyor, yemeğini yiyip mutfağa götürüyorsa size iyilik etmiş olmuyor. Ev işleri ortak yürütülmeli... Tabağını kaldıran erkekleri kutsal bir varlık olarak görmüyorum" şeklindeki sözleri, binlerce yorum aldı.
Ancak bu videoya gelen tepkiler, madalyonun diğer yüzünü de gözler önüne serdi. Vatandaşların büyük bir kısmı, sosyal medyanın dayattığı "yapay yaşam standartlarının" gerçek aile yapısına zarar verdiğini savunuyor.
"Sanal Hayatlar, Gerçek Yuvaları Yıkıyor"
Videonun altına gelen eleştirel yorumlarda, özellikle sosyal medyadaki "mükemmel hayat" kurgularının kadınlar üzerinde baskı oluşturduğu ve beklentileri gerçekdışı seviyelere çektiği vurgulandı. Tepki gösteren kullanıcılar, bu tür keskin görüşlerin ve eşler arasındaki "görev/iş bölümü" kıyaslamalarının, fedakarlık üzerine kurulu aile birliğini zedelediğine dikkat çekti.
Yapılan yorumlarda öne çıkan ortak görüş ise şu oldu: "Sosyal medyadaki yalan hayatları görüp gerçek sananlar, kendi evliliklerinde de aynı yapaylığı arıyor. Bu durum, eşler arasındaki tahammülü azaltıyor ve maalesef boşanma oranlarının artmasındaki en büyük etkenlerden biri haline geliyor."
Geleneksel Roller ve Modern Çatışma
Eleştirilerin odak noktasında, kadınlık ve erkeklik rollerinin sosyal medya etkisiyle içinin boşaltıldığı iddiası var. Birçok sosyal medya kullanıcısı, evliliğin bir şirket ortaklığı gibi "mesai" kavramlarıyla yönetilemeyeceğini, bu tür yaklaşımların kadınların geleneksel ve toparlayıcı rolünü zayıflattığını savundu.
Vatandaşlar, "Kadınlar sosyal medya fenomenlerine özenerek asıl sorumluluklarından uzaklaşıyor mu?" sorusunu gündeme getirirken, artan boşanma davalarının temelinde ekonomik sebeplerden ziyade, sosyal medyanın pompaladığı bu "memnuniyetsizlik kültürünün" yattığı belirtiliyor.
Uzmanlar Uyarıyor: Kıyaslama Mutsuzluk Getirir
Aile danışmanları da konuya müdahil olarak, sosyal medyada görülen 15 saniyelik "mutlu ve iş bölümü yapan çift" videolarının gerçeği yansıtmadığı konusunda uyarıyor. Uzmanlar, her evin dinamiğinin farklı olduğunu ve sosyal medyadaki akımlara kapılarak eşlerin birbirini suçlamasının, aile bağlarında onarılmaz yaralar açabileceğini belirtiyor.
KAYNAK: HABER MERKEZİ