DİYARBAKIR – Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin "sönmüş yanardağı" Karacadağ, son aylarda etkisini gösteren yoğun yağmur ve kar yağışlarıyla eski ihtişamına kavuştu. Bölge hayvancılığı için hayati önem taşıyan ve kuraklık nedeniyle kuruma noktasına gelen krater gölü, yeniden su tutarak besicilerin yüzünü güldürdü.
Diyarbakır ile Şanlıurfa sınırında yer alan ve bölgenin en yüksek noktası olan 1957 rakımlı Karacadağ, zengin bitki örtüsü ve su kaynaklarıyla biliniyor. Ancak son yıllarda yaşanan mevsimsel kuraklık, dağın zirvesindeki doğal su kaynaklarını da olumsuz etkilemişti. Özellikle yaz aylarında tamamen kuruyan krater gölü, bölge ekosistemi için alarm veriyordu.
Kış mevsiminin girmesiyle birlikte bölgede etkili olan sağanak yağışlar ve yüksek kesimlere düşen kar, Karacadağ'ın imdadına yetişti. Eriyen karlar ve yağmur suları, volkanik çanakta birikerek gölü yeniden doldurdu.
Gölün yeniden suyla dolması, en çok bölgedeki yaylacıları ve hayvan üreticilerini sevindirdi. İlkbahar ve yaz aylarında binlerce küçükbaş ve büyükbaş hayvanın otlatıldığı Karacadağ eteklerinde, su kaynaklarına erişim büyük bir maliyet ve emek gerektiriyordu.
Bölgedeki besiciler, krater gölünün dolmasıyla birlikte hayvanlarının su ihtiyacını doğal yollardan karşılayabilecek. Bu durum, mera hayvancılığının sürdürülebilirliği açısından kritik bir önem taşıyor. Uzmanlar, göldeki su seviyesinin korunmasının, yaklaşan yaz sezonunda meraların verimliliğini doğrudan etkileyeceğini belirtiyor.
Sadece hayvancılık için değil, görsel açıdan da büyüleyici bir manzaraya sahip olan krater gölü, doğa fotoğrafçılarının da ilgisini çekiyor. Volkanik taşların siyah dokusu ile suyun maviliğinin oluşturduğu kontrast, özellikle hafta sonları doğa yürüyüşçülerini bölgeye çekmeye başladı.
Karacadağ'ın yeniden suya kavuşması, doğanın kendini yenileme gücünü bir kez daha gözler önüne sererken, bölge halkı yağışların bereketinin devam etmesini umut ediyor.
KAYNAK: HABER MERKEZİ